Brezilya’nın İki Önemli Ekonomik Modeli var: Bolsonaro ve Haddad

0
15

Arthur Gomes MoreiraBrezilya’nın aşırı sağcı başkan adayı Jair Bolsonaro, başkanlık seçimlerinin ilk turunu birinci sırada tamamladı. Eski komutan, oyların yüzde 46’sını aldı ve 28 Ekim’de yapılacak ikinci tura giden yolda favori aday haline geldi. Karşısında İşçi Partisi’nden (PT) Fernando Haddad var. İşçi partisi, 2003-2016 yılları arasında iktidardaydı ve ismi büyük yolsuzluk skandallarına karıştı. Bolsonaro’nun yükselişi Brezilya siyasetinde sıra dışı bir kaymaya işaret ediyor. Tartışmalı düzen-karşıtı söylemleri ve bazı korkunç fikirleri bolca konuşuldu. Siyasi görüşleri tehlike olmasının yanında, Bolsonaro başkanlığı Brezilya’nın ekonomisi için de büyük değişimler getirebilir. Brezilya yakın tarihinin büyük bölümü devlet önderliğinde “sosyal kalkınmacılık” denen şeyle geçti. Geneli itibariyle Haddad ve PT’nin yaklaşımı olduğu söylenebilir. Brezilya’nın iç pazarının potansiyeline, doğal kaynak ihtiyacına ve altyapı yatırımları vasıtasıyla iç talebi geliştirmeye yoğunlaşıyor. 13 yıl iktidarda kalan PT hükümetinin sosyal kalkınmacılığı katiyen takip ettiği söylenemez. Fakat hem kamu yatırımlarına (federal yatırımlar senelik ortalama %10,6 büyüdü), hem iç talebe (gelir dağılımına eğilerek ve asgari ücreti reel anlamda senede %5 arttırarak) büyük önem verdi. Bu dönemde, istikrarlı büyüme yaşandı (senelik %3,3) ve yoksulluk azaldı. Ancak istikrar, emtia fiyatlarının 2011’de tüm dünyada düşmesiyle altüst oldu; Brezilya’nın ihraç ettiği ürünler kötü etkilendi. Bir yandan da hükümet içindeki yolsuzluklara yönelik büyük bir soruşturma başlatıldı. Konunun büyük bölümünü inşaat firmalarının siyasi rüşvetleri oluşturdu. Aynı firmalar PT’nin ekonomik stratejisinin önemli bir bileşeniydi.Rousseff dönemi Brezilya’nın doğal kaynaklarına yönelik uluslararası talep bulunamazken ve altyapı yatırımları sınırlı kalırken, PT’nin sosyal kalkınmacı stratejisi çöktü. Ekonomi de uzun dayanamadı ve 2015-16 döneminde Brezilya’nın GSYH’si %7 düşüş kaydetti. Kamu hizmetlerinin yetersizliği 2015 Dünya Kupasında ve 2016 Olimpiyatlarında yaşanan çeşitli problemlerle gün yüzüne çıktı. Tüm bunların neticesinde toplumda hoşnutsuzluk ortamı oluştu ve hedefe PT’nin son devlet başkanı Dilma Rousseff kondu. Bolsonaro PT’ye yönelik saldırılarında büyük maharet gösterdi ve kendini Brezilya’nın tüm sıkıntılarının çözümü olarak sundu. Ancak kamunun altyapı projelerine hız vermektense ülkeyi özelleştirmelere açması muhtemel ve bunun halkın yararına olacağının garantisi yok.Aşırı liberalizm Bolsonaro’nun Brezilya’nın ekonomik yönetimine yaklaşımı çok daha neoliberal. Seçim bildirisinde ekonomik planlarına rağmen çok az detay var. Aslında bakarsanız, Bolsonaro ekonomi konusunda pek bir şey bilmediğini kendi de itiraf etti. Bunun yerine dikkatleri ekonomist Paulo Guedes’e çevirdi. Guedes ise şu sıralar emekli sandığıyla ilgili sahtecilik suçlamalarıyla soruşturma altında. Kendisi aynı zamanda serbest piyasanın gücüne vurgu yapmasıyla bilinen Chicago ekolünden geliyor. Guedes’in verdiği röportajlar, ekonomik vizyonunun Brezilya’nın hiç görmediği türden, aşırı liberalizm anlayışına işaret ediyor. Bu kapsamda, görevdeki devlet başkanı Michel Temel’in başlattığı kamu tasarruflarının sürdürülmesi, devletin elindeki tüm şirketlerin özelleştirilmesi ve hemen herkesin aynı vergiyi ödediği adaletsiz bir vergi sistemi getirilmesi söz konusu (diğer yandan en fakir %10 gelirinin üçte birini vergiye verirken, en zengin %10 yalnızca beşte birini veriyor.) Bolsonaro’nun sosyal muhafazakarlık ve uç ekonomik liberalizmi, serbest Pazar yanlısı Economist gazetesinin kapağında dahi yer buldu ve gazete onu Latin Amerika için sorun teşkil eden bir popülist olarak tarif etti. Şahsen sosyal kalkınmacı yaklaşımla ilgili çekincelerim olsa da bu yönetim tarzının ekonomik büyüme ile istikrarı birlikte yürütürken, yoksulluğu azaltmakta da başarılı olduğu inkar edilemez. Tabii o dönem, emtia fiyatları uygundu. Ancak Bolsonaro’nun benimsediği alternatif, sosyo-ekonomik kalkınmayı beraberinde getirmeyen bir ekonomik büyümeden bahsediyormuş gibi görünüyor. Guedes’in övdüğü 1970’lerin Şili modeli orada ekonomik eşitsizlik arttırdı. Ekonomik eşitsizlik Brezilya’nın acilen çözmesi gereken bir konu –ülkenin en zengin altı kişisi, en fakir 100 milyonu kadar paraya sahip. Brezilya’nın ekonomik daralma, artan suç oranı ve %12’lik işsizlik oranını çözmek yetmiyorsa, bir de toplumsal barışın tekrar tesis edilmesi gerektiğini ekleyelim. Son yıllarda yaşananlar Brezilya toplumunu kutuplaştırdı. Saygı çerçevesinde, demokratik bir havayla yapılan tartışmalar azaldı. Görünüşe bakılırsa Bolsonaro da bu kutuplaşmadan istifade ediyor. Bu yüzden 28 Ekim’de Haddad’ın önünde büyük bir sınav var. Çeviren: Fatih Kıyman Kaynak: The Conversation – bit.ly/2CJPitx