Sarraf Davası’nda dördüncü gün: Serbest kalmak için de rüşvet

0
21

Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın tutuklu olarak yargılandığı davada tanık sıfatıyla ifade veren Rıza Sarraf, New York’ta görülen davada dördüncü kez hâkim karşısına çıktı.İhracat ödülünü aldığı şirketle sahte ticaret yaptığını ve altınları İran yerine Birleşik Arap Emirlikleri’ne götürdüğünü aktaran Sarraf, Türkiye’de mali şube tarafından tutuklanmasının ardından kısmen rüşvetle serbest kaldığını da itiraf etti. New York Times’a göre Sarraf’ın ifadelerindeki en ilginç 5 şey Ancak davanın en dikkat çekici noktalarından biri de daha önce de Sarraf’ın serbest bırakılması için devreye girdiği söylenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adının geçmesiydi. Buna göre ABD’de cezaevindeyken bir erkekle yaptığı telefon görüşmesine göre, “Sarraf’ın avukatı Şeyda Yıldırım ‘Beyefendi ile konuşacağını ve ona gerekirse Obama’yı araması gerektiğini söyleyeceğini” belirtiyor.Mevlüt, Bekir ve İbrahim adlı kişiler de konuya dahil olurken, ‘konunun yalnızca Sarraf meselesi değil, milli mesel olduğu’ vurgulanıyor.Atilla’yı anlattı Jüri üyelerinden birinin gecikmesinin yanı sıra, Sarraf’ın da 40 dakika geç geldiği duruşma, savcıların sorgusuyla devam etti. Sarraf bu kez Atilla’nın nasıl işin içinde bulunduğunu açıkladı.Sarraf ile Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan ile, bankanın İran’a sahte gıda sevkiyatını nasıl gerçekmiş gibi gösterebileceğini konuştuklarını anlattı. Bunu takibi zor olacak şekilde daha küçük sevkiyatlarlarla gerçekleştirdiklerini ve muayene belgesi almadıklarını belirten Sarraf, “Çünkü fiili olarak gıda ve ürün göndermiyorduk. Ortada herhangi bir ürün yoktu” dedi. Sarraf, Atilla’ın da Aslan’ın ekibinde bulunduğunu söyledi.Sarraf Halkbank’a ödediği komisyona ilişkin, “Ödediğim en yüksek komisyon oranı yüzde 1” derken, anlattıklarının Atilla’nın perde arkasında iş bitirici olduğu algısını pekiştirdiği kaydedildi.’İki hata yaptım’ ABD’li gazetecilerin aktardığına göre Sarraf, gıda ticareti konusunda iki evrakta hata yapıldığını söyledi. Birincisinde, rakamı fazla yazdığını aktaran Sarraf, ikinci hatayı buğday sevkiyatında yaptığını; hatanın buğday menşeine ‘Dubai’ yazmak olduğunu söyledi. Sarraf, hâkimin “Bu neden hata olsun” sorusuna, “Dubai’de buğday yetiştirilmiyor” cevabını verdi. Sarraf, evraklarda altın işlemleriyle gıda işlemlerinin de birbirine karıştırıldığını aktardı.Atilla’nın gıda sevkıyatı kayıtlarının inandırıcılığı konusunda endişeli olduğunu söyleyen Sarraf, “Atilla, evrakların daha dikkatli hazırlanması gerektiğini söylüyor. ‘Sadece 14 ton taşıyan bir teknenin üzerinde 25 ton taşıyoruz demeyin’ ya da buna benzer şeyler” dedi.Bakanlar sahte şirkete ödül vermiş Sarraf, ‘sahte’ dış ticaret yaptığı şirketlerden birinin adını Volgam olarak açıkladı. Söz konusu şirket Sarraf’a “en çok ihracat yapan işinsanı” unvanını kazandırmış; ödülünü dönemin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin elinden almıştı.Altın Birleşik Arap Emirlikleri’ne gidiyor Rıza Sarraf, “Peki gerçekte altınları hangi ülkeye gönderiyordunuz?” sorusuna ise, “Gerçek ticarete konu olan altının tamamı, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihraç ediliyordu” yanıtını verdi.Rüşvet vererek serbest kalmış Türkiye’de mali şube tarafından tutuklandığı dönemi de anlatan Sarraf, “Türkiye’de hiç hapse atıldın mı?” sorusuna, “Evet, tutuklanarak cezaevine gönderildim… Evet, serbest bırakıldım” yanıtını verdi. “Avukatlarım geldi, konuştuk ve serbest bırakıldım” diyen Sarraf, “Serbest kalmak için herhangi bir ödeme yaptın mı?” sorusuna “Evet” derken, bu ödemelerin ‘kısmen’ rüşvet niteliğinde olduğunu itiraf etti.Serbest bırakıldıktan sonra Halkbank’a gittiğini anlatan Sarraf, işleri yeniden başlatmak için Halkbank’ın yeni genel müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile irtibat kurduğunu söylüyor.’Sarraf’ın avukatları Erdoğan’la temasta’ Öte yandan davanın dikkat çekici noktalarından biri de daha önce de Sarraf’ın serbest bırakılması için devreye girdiği söylenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adının geçmesiydi.Davayı yakından takip eden ABD’li gazeteci Katie Zavadski, “Bana gelen tweetler doğruysa, anlaşılan o ki Sarraf’ın avukatı Şeyda Yıldırım, Erdoğan’ın adamlarıyla temas halindeymiş Sarraf hakkında. Görüşme özetine göre (Erdoğan’ın) danışman(ı), ‘Bu sadece Rıza meselesi değil, milli bir mesele’ demiş” diye yazdı.Sarraf davasında dosyada yer alan 5. tapede Sarraf’la bir erkek arasında geçen konuşmada, avukat Şeyda Yıldırım’ın ‘gerekirse’ Beyefendi olarak anılan Erdoğan’ın Başkan Obama’yı araması gerekebileceği bilgisi yer aldı. Kayda göre erkek konuşmacı, Mevlüt, Bekir ve İbrahim adlı kişilerin de Sarraf’ın serbest bırakılması için aracı oldukları ve Obama’yı arayacakları konusunda güvence veriyor.Telefon görüşmeleri Sarraf’ın tutuklanmasından sonra yapılmış.CANLI BLOG20.52: Yemek molası verildi20.47: Tahliyesinin ardından Zarrab Halkbank’a gitmiş.Soru: Halkbank’ta kimle konuştun?Zarrab: Halkbank Genel Müdürüyle.(Bu noktada GM Süleyman Aslan değil ondan sonra gelen kişi Ali Fuat Taşkesenlioğlu) (Adam Klasfeld‏)20.44: Zarrab: Avukatlarım geldi, konuştuk ve tahliye edildim.Soru: Tahliye edilmek için bir ödeme yaptın mı?Zarrab: Evet sayın hakim.Soru: Bu ödemeler rüşvet miydi?Zarrab: Kısmen… (Adam Klasfeld‏)20.43: Zarrab Türkiye’de mali şube tarafından gözaltına alınmasını anlatıyor.Soru: Türkiye’de hiç hapse girdin mi? Zarrab: Evet, daha sonrasında tutuklanarak hapse gönderildim. Sonra tahliye edildim…20.41: Soru: Hangi mevzuata atıfta bulunuyorsun? Zarrab: Ambargo mevzuatı. Soru: Hangi ambargo? Zarrab: ABD’nin yaptırım ve ambargosu. (Adam Klasfeld‏)20.40: Tapede Zarrab: “Abicim başka yolu yok. Mevzuat böyle.” Zarrab ses kaydını açıklıyor: “Abdullah’a, bu konunun bana bağlı olmadığını anlatmaya çalışıyorum.” (Adam Klasfeld‏)20.37: Soru: Bankada bu konuyla ilgili kimle konuşmuştun? Zarrab: Daha önce Süleyman Aslan’la konuşmuştum, ve ayrıca Hakan Atilla’yla da konuştum. (Adam Klasfeld‏)20.36: Zarrab: “Diyordum ki, gümrük beyanatında geçişler Dubai üzerinden olmalı.”20.35: Yeni ses kaydı dinletildi:Konuşmanın Atilla’nın evrak işini halletmesiyle ilgili olduğunu söylüyor.Zarrab “Bir sorun vardı ama çözüldü. Altının nihai varış noktası İran mı yoksa Dubai mi henüz belli olmadığı için önce evrakta çözülmesi gerekiyor” diyor. (Adam Klasfeld‏)20.29: Soru: Gerçekte altın hangi ülkeye gönderildi? Zarrab: Gerçek ticari faaliyete konu olan tüm altın Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihraç edildi. (Adam Klasfeld‏)20.28: Varış yeri İran olan bir diğer gümrük beyanatı, tarih: 21 Şubat 2013.20.23: Birleşik Arap Emirlikleri ile ilgili bir diğer gümrük beyanatı; fatura tarihi 08/03/2012 (Önce ay sonra gün şeklinde yazılmış)20.19: Gümrük beyanatında Sermayeh Döviz için bir paravan şirketten bahsediliyor.20.15: Delil dosyasına eklenen bir diğer gümrük beyanatı açıklanıyor. Zarrab her kısmın ne anlama geldiğini açıklıyor, oralara ne yazıldığının açıklamasını ise henüz yapmadı. (Adam Klasfeld‏)20.00: Soru: Gönderimleri bitirmek için neden evraka ihtiyaç duydunuz? Sarraf: Benim Halkbank hesabıma gelen tüm gönderimlerin her biri kapanmalıydı. Altın ticaretiyle ilgili olanlarsa altın ihracatına dair bir belgeyle kapatılmalıydı. (Adam Klasfeld‏)19.58: Sarraf, Atilla’yla altın ticareti konusunda görüştüklerini söylüyor. İhracatın bekletildiği bir durumda gönderimi durdurduklarını anlatıyorlar. (Adam Klasfeld‏)19:56 – Duruşmada Atilla ile Sarraf arasında geçtiği ifade edilen bir ses kaydı dinletiliyor. ABD’li gazeteci Adam Klasfeld, Sarraf’ın ses kaydı hakkında “Atilla ile altın ticareti hakkında konuştuk” ifadesini kullandığını iddia etti.19.50: Rıza Sarraf davasında dosyada yer alan 5. tapede Sarraf’la bir kişi arasında geçen konuşmada “Beyefendi”nin Başkan Obama’yı arayacağı bilgisi yer alıyor. (Katie Zavadski‏)19.44: Daily Beast’ten Katie Zavadski’nin paylaşımına göre, paylaşımlar doğruysa, Sarraf’ın avukatı Şeyda, Sarraf hakkında Erdoğan’la irtibat halindeydi.19:40 – Duruşmaya kısa bir ara verildi.19.34: Duruşmaya iki dakika ara verilirken, Mehmet Hakan Atilla’nın avukatlarından ses itiraz geldi. Avukatlar, Sarraf’ın cezaevinde yaptığı konuşmaların kayıtlarını yayınlayıp, yalan söylemeye meyilli olduğunun bu kayıtlardan anlaşıldığını savunuyor.ABD cezaevlerinde yasal olarak dinlenen konuşmalardan birine ilişkin özette, Sarraf’ın bir erkekle görüştüğü belirtiliyor. Buna göre, telefondaki kişi Sarraf’a, ‘görüşmenin iyi geçtiğini ve bunun, bugüne dek yaptıkları en önemli şey olduğunu’ söylüyor. Bu kişi, Sarraf’ın avukatıyla konuştuğunu, ‘İbrahim’in de bu konuşmayı dinlemesine izin verdiklerini’ anlatıyor.Sarraf ‘görüşmenin faydalı olup olmadığını’, telefondaki kişinin arayacağını söylediği kişiyi arayıp aramadığını soruyor.Telefondaki kişi, ‘Mevlüt ve Bekir’le görüşeceğini, avukatı Şeyda’nın onlarla zaten görüştüğünü, söylemeleri belirtilen şeyi söyleyeceklerini, avukat Şeyda’nın Beyefendi ile görüşeceğini ve ona gerekirse Obama’yı aramasını önereceğini’ söylüyor.19.34: Duruşmaya iki dakika ara verilirken, Mehmet Hakan Atilla’nın avukatlarından itiraz geldi. Avukatlar, Sarraf’ın cezaevinde yaptığı konuşmaların kayıtlarını yayınlayıp, yalan söylemeye meyilli olduğunun bu kayıtlardan anlaşıldığını savunuyor.NEW: While Zarrab is testifying, Atilla’s lawyers file papers saying government failed to meet court deadlines, and was late in giving them recordings of Zarrab’s Turkish-language phone calls. They say that it looks like in those phone calls, Zarrab was willing to lie to get out: pic.twitter.com/JAXItPpekZ — Katie Zavadski (@katiezavadski) December 4, 201719:28 – ABD’li gazeteci Adam Klasfeld, mahkeme salonunda dinletilen ses kaydının Süleyman Aslan’a verilen rüşvet ile alakalı olduğunu iddia etti. Ses kaydında, Happani’nin “Ne kadar göndereceksin?” sorusuna Sarraf’ın “Bilmiyorum, gıda ve diğerleri için ne gönderdiğimize bakalım. Toplamda onu temel alarak bir şey hesaplayalım ve gönderelim” dediği iddia edildi.“Happani: Ne kadar göndereceksin?Sarraf: Bilmiyorum, gıda ve diğer şeyler için ne kadar gönderdiğimize bir bak. Totalde, buna dayalı bir hesap yapalım ve bunu gönder.”19:17 – Sarraf ve Happani arasında geçen bir konuşma mahkeme salonunda konuşuluyor. Daily Beast’ten Katie Zavadski, konuşmada Halkbank’ta gönderilen para konusunun görüşüldüğü belirtildi.19:08 – ABD’li gazeteci Katie Zavadski, mahkemede tartışılan bir konuşma metnine göre, Hakan Atilla’nın Sarraf’ı gıda nakliyelerini ‘inanınılır” yapması konusunda uyardığını iddia etti. Zavadski’nin iddiasına göre, Atilla, Sarraf’a “Sadece 14 ton taşıyan bir teknenin üzerinde 25 ton taşıyoruz demeyin ya da buna benzer şeyler” dedi.18:58 – ABD’li gazeteci Katie Zavadski, bugünki duruşmada ilk üç günde olmadığı kadar fazla zamanın Hakan Atilla konusuna harcandığı yorumunda bulundu. Zavadski, “Sarraf, Atilla’nın sürece nasıl dâhil olduğunu özetlemeye çalışıyor” ifadesini kullandı.18:56 – Duruşmada Sarraf’ın şirketi Volgam Gıda’ya ilişkin konuşuluyor.18.47 – Sarraf: Halkbank’a ödediğim en yüksek komisyon oranı yüzde 1.18.45 – Sarraf, ürünlerine üzerinde menşei bilgisi olarak Dubai yazmalarının bir hata olduğunu söylüyor. ‘Neden?’ sorusunu ise şöyle veriyor: “Çünkü Dubai’de buğday yetişmiyor”18:41 – Başka bir konuşmaya ait metin, mahkeme salonunda transkripsiyon olarak kayda geçirildi.18:30 – Gazeteci Adam Klasfeld, yargıçın Sarraf’a “adını ‘Bunghi’ olarak duyduğu” bir nakliye şirketinin kendilerine rakip olup olmadığını sorduğunu iddia etti. Sarraf, buna ‘evet ve hayır’ cevabını verdi. Klasfeld’in iddiasına göre Sarraf, “Hayır, rakip değildik çünkü onlar gerçek gıda gönderiyordu ancak bir hiçbir şey göndermiyorduk. Onlarla rakip olduğumuzu söyleme nedenim ise şudur: Çünkü onlard a işlerinde Halkbank’taki İran parasını kullanıyordu. Halkbank’tan çekeceğim ve kullanacağım para miktarını düşürüyorlardı. Halkbank’taki İran parası ne kadar fazla olursa, bu benim için iyiydi.” ded,.18:26 – ABD’li gazeteci Adam Klasfeld’in iddiasına göre, Sarraf’a “(İran’a giden) Gemilere gıda yüklenirken muayene belgesini almıyorduk” ifadesinden sonra, “Neden almıyordunuz” sorusu yöneltildi. Sarraf ise buna karşılık “Çünkü fiili olarak gıda ve ürün göndermiyorduk. Ortada herhangi bir ürün yoktu” dedi.18:20 – Sarraf ile Aslan arasında gıda ticareti konusundaki diyalog takip ediliyor.18:14 – Mahkeme salonunda cuma günü de görüşülen, Süleyman Aslan ile Sarraf arasında geçen gıda ticareti konuşması tartışılıyor.18:11 – Sarraf, mahkeme salonuna girdi. Sarraf’ın koyu renk bir blazer ceket ve beyaz tişört giydiği aktarıldı. ABD’li gazeteci Klasfeld, Sarraf’ın doğrudan sorgusuna devam edileceğini söyledi.17:56 – ABD’li gazeteci Adam Klasfeld, Sarraf’ın henüz mahkemeye getirilmediğini, bu konu hakkında herhangi bir açıklama da yapılmadığını söyledi. Klasfeld, jüri üyelerinden birisinin duruşma salonuna geç kaldığını aktardı.17:30 – ABD’li gazeteci Katie Zavadski, Sarraf’ın 4 gün için yerini aldığını ve Sarraf’ın ifadesinin çarşamba gününe kadar sürebileceğini iddia etti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here