Uyuşturucu tedavisi yetkisi olmayan derneklerde: 5 bin TL ve

0
79

MELTEM YILMAZ @meltemmmylmzBugün Türkiye’de, dernek ya da danışma merkezi adı altında faaliyet gösteren birtakım oluşumlar, yetkileri olmamasına rağmen, bağımlıları tedavi ettikleri iddiasıyla rant kapısı oluşturmuş durumda. “İlaçsız, sauna yöntemi” gibi akıl almaz uygulamalarla insan hayatıyla oynayan bu oluşumların, sözde tedavilerini hayata geçirdikleri son 5 yılda, madde bağımlılığına bağlı ölüm oranlarında da patlama yaşandı. Türkiye’de madde bağımlılığı yaşının ne kadar düştüğünü, BirGün 19 Mart Pazartesi günkü sayısında manşetten verdiği yaşları 8- 12 arası değişen çocuk bağımlılarla yapılan röportajlarda gözler önüne sermişti. Ancak madde bağımlılığına ilişkin kan donduran gerçekler bu kadarla sınırlı değil. Türkiye’de madde bağımlısı sayısının, net rakam açıklanmamakla birlikte, 2 milyon dolaylarında olduğu tahmin ediliyor. Ne ki, bağımlılık tedavisi için devlet hastaneleri ve özel hastanelerdeki toplam yatak kapasitesi 800’ü geçmiyor. Ancak işin en karanlık yanı, ilkokul öğrencilerine kadar düşmüş olan madde bağımlılığı gerçeğini görmek ve göstermek istemeyen devletin, bu işin sorumluluğunu “dernek” ya da “danışmanlık merkezi” adı altında faaliyet gösteren şaibeli oluşumlara bırakmış olması.‘İyileşme koçları’nın ortak özellikleri Başlarında, “kişisel gelişim uzmanı”, “iyileşme koçu” gibi tuhaf unvanlarla kendini pazarlayan ehliyetsiz kişiler ile eski madde bağımlılarının bir araya gelerek, gelişmiş ülkelerin ölümlere sebep olduğu için terk ettiği rehabilitasyon ve tedavi yöntemlerini çözüm olarak sunan bu oluşumlar, son 5 yılda adeta patlama yaptı. Söz konusu dernek ile merkezlerin çalışma yöntemlerinde pek çok ortak özellik var. Birincisi, hemen hepsinin sosyal medya hesabında, hükümetten bir yetkili ile birlikte çekilmiş fotoğraflarının olması. Bir başka değişle bu oluşumların tek yetkinlik belgesi, iktidar kanadından birileriyle, AKP’li bir vekil ya da bir kaymakam ile çekilmiş fotoğrafları. Bu yolla bağımlılar ve ailelerine güven vermeyi amaçlayan bu oluşumların düzenlediği etkinlikler arasında, basın yayın organlarına ödül vermek bile var. Madde bağımlıları ve ailelerini istismar eden bu derneklerin bir başka ortak özeliği de, tüm dünyada, tıbbi tedavinin yanında, bağımlılara koçluk yapması için kabul gören “eski bir bağımlı ile rehabilitasyon” yöntemini, adeta hekimliğin yerine geçirmiş olmaları. Bir başka değişle bu derneklerde görev alan eski bağımlılar, konunun uzmanı hekimler gibi rehabilitasyon ve tedavi konusunda basın açıklamaları yapabildiği gibi, bu alanda “geliştirdikleri” yöntemleri de bağımlılar üzerinde uygulayabiliyor. Halihazırda en yaygın kullandıkları “tedavi” yöntemi ise bağımlıları ilaçsız bir şekilde, saunaya sokup terleterek arındırma. Ne var ki, başta Avrupa olmak üzere, bağımlılık tedavisinin gelişmiş olduğu tüm ülkeler, bu ilaçsız, alternatif tedavinin ölümlere neden olduğu gerçeğini görerek, bu yönteme karşı bağımlıları ve ailelerini uyarıyor. Zaten Türkiye’de de, başta AMATEM’ler olmak üzere, resmi merkezlerde, madde bağımlılarına maddeyi bırakma süreçlerinde ilaç tedavisi zorunlu olarak uygulanıyor. Söz konusu dernek ve merkezlerin, dünyanın karşı çıktığı bu yöntemi uygularken ölüm vakalarına neden olup olmadıkları henüz bilinmiyor.Açılış 5 bin liradan Dahası, bu dernek ve merkezler, tüm bu uygulamaları, özel bir sağlık kuruluşları gibi ücretli yapıyor. Açılışı 5 bin liradan yapan ve 21 gün “arındırma tedavisi” uygulayan UMDER adlı dernekten yetkili ile telefon yoluyla konuştuğumuzda, “ilaçsız, saunada arındırma yoluyla yapılan tedavinin ücretinin 5 bin lira olduğu, ancak sürecin uzama ihtimalinin de bulunduğu, bu durumda ücretin de artacağı, tedavi süresince Allah inancının da artırılarak başarının sağlanacağı” söylendi. Madde bağımlılığının kişinin din inancı ilişkili olduğu gibi, çağdışı, bilimsel olmayan yaklaşımlarla para kazanan bu derneklerin kapalı kapılar ardındaki uygulamaları, hiçbir yetkili merci tarafından denetlenmiyor. Bir başka ilginç rastlantı da, madde bağımlılarına tedavi ettiğini iddia eden dernek ve merkezlerin patlama yaptığı son 5- 6 yılda, madde bağımlılarının sayısında olduğu kadar, ölüm oranlarında da tüyler ciddi bir artışın yaşanmış olması. 2017 tarihli BM Uyuşturucu ve Suç İle Mücadele Dairesi’nin verilerine göre, Türkiye, sentetik uyuşturucu kullanımı sonucunda yaşanan ölümlerde, Avrupa ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyor. Kullanımın, Avrupa ortalamasının üst seviyelerinde olmamasına rağmen, ölüm oranlarının en üst düzeyde olması, “tedavi” olarak sunulan şaibeli uygulamalara ilişkin soru işaretlerinin artmasına neden oluyor. ***Yeni nesil Maddelerde bilinmesi gerekenler »Türkiye’de halihazırda en çok kullanılan ve bonzai ile patlama yapan yeni nesil uyuşturucuların satışı, esrar, kokain, eroinden farklı olarak torbacılar üzerinden değil, internet kanalıyla yaygınlaşıyor. Bu uyuşturucular, “fare zehiri”, “banyo tuzu” adı altında sipariş verilebiliyor. »Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) 2015 yılından itibaren verileri yayımlamayı bıraktı. Oysa, bonzaiye bağlı ölümler, 2015 tarihinde, 2014’e göre yüzde 155 oranında artmıştı. Ancak şimdi durum nedir bilmiyoruz zira elimizde veri yok. »Yeni nesil uyuşturucu maddeler nedeniyle hastanelere kaldırılan ve hayatını kaybedenlerin bir kısmı, uyuşturucu madde kullanımına bağlı ölümler şeklinde raporlanamıyor. Zira bu alanda yeterli donanım yok. Ancak ailelerin bilgi vermesi ile gerçek ölüm nedenine ulaşılabiliyor. »Yoksul mahallelerde olduğu kadar, kentsel dönüşüm planlanan bölgelerde de, yeni nesil uyuşturucuların satışı ve kullanımı artıyor. Bu bölgeler, uyuşturucu satıcılarınca pek çok nedenle rağbet görüyor. Geçim olanakları, yaşam olanakları değişime uğrayan, özellikle genç yaştaki bireyler, içinde bulundukları belirsizlik ortamında uyuşturucu kullanımına daha yatkın hale geliyor. Öte yandan kentsel dönüşüme uğrayan bölgelerde sosyal ortamlar olmaması da insanları uyuşturucuya itiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here